22 Mayıs 2026 - Cuma

Bıçağın Kestiği, Paylaşmanın Birleştirdiği: Bir Bayram Muhasebesi

Kurban İbadet Paylaşmak Kardesliktir.

Yazar - Kadir Akkurt
Okuma Süresi: 5 dk.
Kadir Akkurt

Kadir Akkurt

newvizyonanadolu@gmail.com -
Google News
​Evlerin pencerelerinden sokağa taşan o tatlı telaş, erkenden kalkılan bayram sabahları, yeni kıyafetlerinin içinde gözleri parıldayan çocuklar... Kurban Bayramı, takvimdeki sıradan bir yaprak değil; nesilleri, gönülleri ve coğrafyaları birbirine bağlayan devasa bir köprüdür. Ancak bugün, bu büyük köprünün bir ucunda huzurla bayramı beklerken, diğer ucunda hüzün ve sefaletin gölgesinde hayata tutunmaya çalışan koca bir İslam coğrafyası var. Bu bayram, sadece bir ibadeti eda etme vakti değil; aynı zamanda derin bir kültürel muhasebe ve kardeşlik iklimini yeniden inşa etme zamanıdır. ​Çocuklarımıza Bırakacağımız En Büyük Miras: "Paylaşmak" ​Bugünün dünyası çocuklara durmaksızın "tüketmeyi" ve "bencilliği" fısıldıyor. İşte Kurban ibadeti, tam da bu modern kuşatmanın ortasında çocuklarımıza verilebilecek en canlı, en dokunulabilir insanlık dersidir. Bir çocuğun, evine gelen rızıktan kendine düşene sevinirken, hiç tanımadığı bir akranının hakkını ayırmayı öğrenmesi sıradan bir olay değildir. ​Çocuklarımıza kurbanın sadece teknik bir dinsel ritüel olmadığını anlatmalıyız. Ona, "Bak evladım, bu pay bizim değil; bu pay, şu an sofrasında et pişmeyen, yüzü gülmeyen bir kardeşinin hakkı" diyebilmeliyiz. Mesele sadece bir parça eti paketleyip kapı kapı dağıtmak değil; çocuğun zihnine "kardeşlik", "empati" ve "diğerkâmlık" tohumlarını ekmektir. Bu tohumlar büyüdüğünde, dünyayı daha adil bir yer haline getirecek yetişkinler filizlenecektir. ​İslam Coğrafyasının Buruk Aynası ​Ne var ki, başımızı kendi evimizin huzurundan kaldırıp haritaya baktığımızda, içimiz burkuluyor. Bugün İslam coğrafyası, uzun süredir yokluk, savaş ve sefaletin pençesinde kıvranıyor. Gazze’den Yemen’e, Afrika’nın kurak topraklarından mülteci kamplarına kadar milyonlarca din kardeşimiz, bizim her gün ulaştığımız en temel gıda maddelerine bile hasret bir hayat sürüyor. Onların çektiği bu sefalet, bizim bayram neşemizin üzerine düşen en ağır gölgedir. ​Tam da bu yüzden, bu coğrafyalarda kurban paylaşımının önemi hayati bir boyuta ulaşıyor. Bizim için bir gelenek, bir şükür vesilesi olan o bir pay kurban eti; oradaki bir anne için evladının gözündeki açlığı bir günlüğüne de olsa dindirebilmek, bir baba için ise unuttuğu o haysiyetli sofrayı yeniden kurabilmek demektir. Kurban, kilometrelerce uzaktaki hiç görmediğimiz o insanlara "Sizi unutmadık, acınız acımızdır" demenin en somut, en samimi dilidir. Sınırları aşan bu kardeşlik, İslam coğrafyasının yaralarına merhem olacak en büyük güçtür. ​Eski Bayramların Kokusu ve Kültürel Kimliğimiz ​Dönüp bir de kendi köklerimize, o eski Kurban Bayramı kültürümüze bakalım. Eskiler iyi bilir; bayram günlerce öncesinden mahallenin temizliğiyle, dargınların barıştırılmasıyla başlardı. Kurbanlar kesildikten sonra "sağ elin verdiğini sol el görmez" düsturuyla, incitmeden, zarafetle dağıtılırdı paylar. Mahallenin yoksulu, yetimi gözetilir; bayram sofraları herkese açık kurulurdu. ​Kurban ibadeti, kültürel anlamda bizi biz yapan değerlerin taşıyıcısıdır. Bize yardımlaşmayı, komşu hakkını, büyüklere saygıyı ve en önemlisi "birlikte var olmayı" öğretir. Toplumsal sınıf farklarını, zengin ile fakir arasındaki o görünmez duvarları sadece birkaç günlüğüne de olsa yerle bir eder. Aynı sofrada eşitlenen, aynı neşeyle sevinen bir toplum yapısı hazırlar bize. Kültürümüze kattığı bu asil zarafet, bizi modern çağın getirdiği o yalnızlaşma ve yabancılaşma hastalığından koruyan en güçlü kalkanımızdır. ​Bu bayram, ellerimizi sadece dua için değil, paylaşmak için de sonuna kadar açalım. Çocuklarımızın elinden tutup, onlara paylaşmanın o eşsiz hafifliğini yaşatalım. Ve en önemlisi, dünyanın neresinde olursa olsun, sefalet içinde bayramı karşılayan kardeşlerimizin acısını yüreğimizde hissederek, kurbanlarımızı onlarla bölüşelim. Unutmayalım ki; kurban, sadece Allah’a yakınlaşmak değil, O’nun yarattığı mahzun gönüllere de yakınlaşmaktır. Kestiğimiz kurbanların, İslam coğrafyasının acılarını dindirmesine ve kalplerimizdeki kardeşlik bağlarını perçinlemesine vesile olması duasıyla... ​Bayramınız mübarek olsun.
#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.