22 Ekim 2026 - Perşembe
Siyasette Güç Zehirlenmesi Uyarısı
"Makam Gelir Göz Kararır, Makam Gider Yüz Kızarır"
Yazar - Kadir Akkurt
Okuma Süresi: 2 dk.

Kadir Akkurt
newvizyonanadolu@gmail.com -
Siyaset arenasındaki gelişmeleri ve toplumsal dinamikleri yakından takip eden bir gazeteci olarak, siyasette sıkça karşılaştığımız kibir ve güç zehirlenmesinin bireyler ile toplum üzerindeki olumsuz etkilerini mercek altına aldım. Elde edilen makamların geçici olduğunu unutanlar için süreç her zaman aynı acı sonla bitiyor: Dününü unutanlar, yarın yanlarında kimseyi bulamıyor.
Dün Kim Olduğunu Unutanlar Yarın Yalnız Kalmaya Mahkûm
Siyasette elde edilen yetkilerin, kişileri kendi öz değerlerinden ve onları o noktalara taşıyan toplumdan uzaklaştırmaması gerektiği kanaatindeyim. Saha gözlemlerim ve siyasi süreçlere dair analizlerim doğrultusunda ortaya çıkan temel gerçeği şu şekilde ifade etmek mümkün:
"Siyasette 'ne oldum' delisi olmak; dün kim olduğunu unutup, yarın etrafında kimseyi bulamayacağı bir noktaya doğru sürüklenmektir. Siyasette hiç değişmeyen altın ve sarsılmaz bir kural vardır: Makam geldiğinde gözü kararanların, günü geldiğinde o makam elden gittiğinde yüzü kızarır. Dönüp etrafımıza baktığımızda, her şehirde bunun acı ve ibretlik bir örneğine rastlıyoruz..."
Kalıcı Olan Makam Değil, İtibardır
Yıllardır yürüttüğüm analiz ve değerlendirmelerde vurguladığım gibi; koltuklar, unvanlar ve geçici yetkiler gelip geçicidir. Siyasette asıl başarı, makam koltuğundayken sergilenen duruş ve halkın gönlünde bırakılan lekesiz izdir.
Gücün ve şaşaanın cazibesine kapılarak geçmişini, geldikleri yeri ve kendilerini o makamlara taşıyan insanları unutan figürler; görev süreleri tamamlandığında kaçınılmaz olarak büyük bir yalnızlık ve itibar kaybıyla yüzleşmektedir. Siyaset tarihi, makamını kaybettiğinde selam verecek insan dahi bulamayanların örnekleriyle doludur.
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları

